Özel Sağlık Hastanesi, Mimar Sinan Mah. Işılay Saygın Sok. No:23, Konak / İzmir

Uzmanlık

Biyolojik Hidrojel Enjeksiyonu

Kalça ekleminde kıkırdak aşınmasını gösteren çizim

Biyolojik hidrojel enjeksiyonu, eklem boşluğuna verilen ve orada su tutarak yumuşak bir jel tabaka oluşturan ürünlerle yapılan bir uygulamadır. Amaç, eklem yüzeyleri arasındaki yük dağılımını desteklemek ve harekete bağlı sürtünmeyi azaltmaktır. Kireçlenmeye bağlı ağrıda, egzersiz ve ilaç tedavisi yeterli gelmediğinde ya da ağrı kesici kullanımı sınırlı olan hastalarda değerlendirilen seçeneklerden biridir.

Biyolojik Hidrojel Enjeksiyonu Nedir?

Hidrojel, üç boyutlu bir ağ yapısı içinde yüksek oranda su tutabilen malzemelere verilen genel addır. Eklem içinde kullanılan hidrojeller, doğal eklem sıvısının mekanik desteğini bir ölçüde taklit etmeyi hedefler. Verildikten sonra eklem içinde yayılır, yumuşak ve esnek bir tabaka oluşturur ve hareket sırasında yastıklama işlevi görmesi beklenir. Bazı hazırlıklar eklem içinde daha uzun süre kalacak biçimde geliştirilmiştir, bu nedenle tek uygulamayla daha uzun etki hedeflenebilir.

Bu ürün grubunun klinik kullanımı hyalüronik asit uygulamalarına kıyasla daha yenidir. Yayınlanan çalışmalar bir kısım hastada ağrı ve işlev açısından olumlu sonuçlar bildirmektedir, ancak uzun dönem izlem verileri ve farklı ürünler arasındaki karşılaştırmalar hâlâ birikmektedir. Kanıt düzeyinin gelişmekte olduğu, dolayısıyla uygulamanın standart ilk basamak tedavi değil, seçilmiş hastalarda düşünülen bir seçenek olduğu açıkça belirtilmelidir.

Hangi Durumlarda Uygulanır?

Yük taşıyan eklemlerde mekanik desteğin öne çıktığı tablolarda düşünülür:

  • Diz kireçlenmesinin erken ve orta evreleri
  • Kalça ekleminde kıkırdak incelmesine bağlı ağrı ve tutukluk
  • Omuz ve ayak bileği ekleminde hareketle artan ağrı
  • Steroid uygulamasının tercih edilmediği ya da tekrarının uygun görülmediği hastalar
  • Mide, böbrek ya da kalp nedeniyle ağrı kesici seçenekleri daralmış hastalar
  • Cerrahi adayı olmayan veya cerrahiyi öteleyen hastalar

Nasıl Uygulanır?

Öncelikle ağrının kaynağı muayene ile netleştirilir, gerektiğinde röntgen ve ultrasonografi ile eklem aralığı, kıkırdak durumu ve sıvı varlığı değerlendirilir. Aktif enfeksiyon, ateş ya da uygulama bölgesinde cilt problemi olup olmadığı kontrol edilir. Kan sulandırıcı kullanımı sorgulanır. Uygulama günü açlık gerekmez.

İşlem poliklinik koşullarında ve steril şartlarda yapılır. Hasta uygun pozisyona alınır, cilt antiseptik solüsyonla temizlenir. Eklemde fazla sıvı varsa öncelikle bu sıvı boşaltılır, çünkü ürünün yoğunluğunun korunması hedeflenen etki için önemlidir. Ürün, iğne ucunun eklem boşluğunda olduğu doğrulandıktan sonra yavaşça verilir. Derin eklemlerde ve doğru boşluğa ulaşıldığından emin olunması gereken durumlarda uygulama ultrason eşliğinde gerçekleştirilir. Uygulama birkaç dakika sürer, hazırlık dahil toplam süre yaklaşık yirmi dakikadır.

İşlem Sonrası Süreç

Kısa bir gözlem sonrasında hasta yürüyerek evine dönebilir. İlk kırk sekiz saat içinde koşu, zıplama, uzun süre çömelme ve ağır yük taşıma gibi eklemi zorlayan hareketlerden uzak durulması önerilir. Günlük yürüyüş ve ev içi aktivitelere aynı gün devam edilebilir. Eklemde geçici dolgunluk hissi, hafif ağrı artışı ya da ısınma görülebilir. Bu tablo çoğu hastada birkaç gün içinde geriler, soğuk uygulama rahatlama sağlar. Etkinin belirginleşmesi genellikle birkaç hafta içinde olur ve süresi hastanın evresine, kilosuna ve aktivite düzeyine göre değişir. Uyluk ve kalça kaslarını güçlendiren egzersiz programı, kilo yönetimi ve ayakkabı düzenlemesi uygulamanın yararını destekleyen unsurlardır. Uygulama bölgesinde artan kızarıklık, belirgin şişlik ya da ateş gelişirse gecikmeden hekime başvurulmalıdır.

Kimlere Uygun Değildir?

Eklem içi ya da cilt enfeksiyonu bulunanlarda, enfeksiyon şüphesi olan eklemlerde ve ürün içeriğine karşı bilinen alerjisi olanlarda uygulanmaz. Kanama bozukluğu olanlarda ve kan sulandırıcı kullananlarda karar hekim tarafından tek tek verilir. Aktif iltihaplı romatizmal hastalık döneminde öncelik hastalığın kendi tedavisiyle kontrol altına alınmasıdır. İleri evre kireçlenmede eklem aralığı büyük ölçüde kapanmışsa beklenen yararın sınırlı kalabileceği baştan konuşulmalıdır. Gebelik ve emzirme döneminde yeterli veri bulunmadığı için uygulamadan kaçınılır. Kontrolsüz şeker hastalığı olanlarda öncelikle metabolik kontrol sağlanır.

Sık Sorulan Sorular

Hidrojel kireçlenmeyi geri döndürür mü?

Hayır. Amaç kıkırdağı yeniden oluşturmak değil, eklemi mekanik olarak desteklemek ve ağrı ile tutukluğu azaltmaya katkı sağlamaktır.

Hyalüronik asit yerine mi kullanılıyor?

Zorunlu bir tercih değildir. Eklemin durumu, önceki uygulamalara alınan yanıt ve hastanın beklentileri konuşularak karar verilir. Hyalüronik asitle ilgili klinik deneyim daha uzun yıllara dayanmaktadır.

Etkiyi ne zaman hissederim?

Çoğu hastada ilk birkaç hafta içinde rahatlama başlar. Yanıtın derecesi ve süresi kişiden kişiye değişir, olguların bir kısmında beklenen düzeyde fayda görülmeyebilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için hekiminize başvurunuz.

Doktora Yazın