
Kolunda ya da bacağında zamanla artan bir şişlik fark eden kişiler bunu çoğu zaman yorgunluğa, sıcak havaya ya da tuzlu beslenmeye bağlar. Oysa şişlik gün içinde tam olarak geçmiyor, uzuvda ağırlık ve gerginlik hissi eşlik ediyor, yüzük ya da ayakkabı sıkmaya başlıyorsa lenf dolaşımıyla ilgili bir sorun akla gelmelidir. Lenfödem, doğru anlaşıldığında ve düzenli takip altına alındığında günlük yaşamı büyük ölçüde korunabilen bir durumdur. Buradaki anahtar kelime süreklilik, çünkü lenfödem tek seferde bitirilen bir tedavi değil, uzun vadeli bir yönetim gerektirir.
Lenfödem Nedir?
Vücutta kan dolaşımına paralel çalışan ikinci bir sıvı ağı vardır. Lenf sistemi adı verilen bu ağ, dokular arasında biriken protein açısından zengin sıvıyı, hücre atıklarını ve bağışıklık hücrelerini toplayarak lenf damarları ve lenf düğümleri üzerinden dolaşıma geri taşır. Bu taşıma kapasitesi, damarların tıkanması, düğümlerin alınması ya da doğuştan gelen bir yapısal eksiklik nedeniyle azaldığında sıvı dokularda kalır. Zamanla biriken bu proteinli sıvı yalnızca şişlik yapmaz, aynı zamanda dokularda yağ artışı ve lifleşme denilen sertleşmeye yol açar. Bu nedenle erken dönemde yumuşak ve parmak baskısıyla çukurlaşan şişlik, ilerleyen dönemde sertleşir ve geri döndürmesi zorlaşır.
Lenfödem, doğuştan gelen lenf sistemi gelişim bozukluklarına bağlı olarak birincil, sonradan gelişen nedenlere bağlı olarak ikincil şekilde sınıflandırılır. Ülkemizde en sık karşılaşılan biçim, kanser tedavileri sonrası ortaya çıkan ikincil lenfödemdir.
Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler genellikle sinsi başlar ve kişi ilk dönemde ölçülebilir bir şişlik olmadan bazı hisleri tarif eder.
- Kol ya da bacakta ağırlık, gerginlik ve dolgunluk hissi.
- Gün sonunda belirginleşen, sabah bir miktar azalan şişlik.
- Kıyafet, yüzük, saat veya ayakkabının aynı bölgede sıkmaya başlaması.
- Cildin gerginleşmesi, parlak görünmesi ve zamanla kalınlaşması.
- Eklem hareketlerinde kısıtlılık ve el becerisinde azalma.
- İki uzuv arasında gözle fark edilen çevre farkı.
- Tekrarlayan cilt enfeksiyonları, ani kızarıklık, ısı artışı ve hassasiyet.
Ani başlayan kızarıklık, sıcaklık ve ateş, lenfödem zemininde gelişen bir cilt enfeksiyonunun işareti olabilir ve acil değerlendirme gerektirir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Lenfödem, lenf taşıma kapasitesinin dokudaki sıvı yükünü karşılayamamasıyla ortaya çıkar. Bu dengeyi bozan başlıca durumlar şunlardır:
- Meme kanseri tedavisi kapsamında koltuk altı lenf düğümlerinin alınması. Meme kanseri tedavisi sonrası kol lenfödemi, kadınlarda en sık görülen ikincil lenfödem tablosudur ve ameliyattan yıllar sonra bile başlayabilir.
- Jinekolojik, prostat, kalın bağırsak ve cilt kanserleri nedeniyle kasık ya da karın içi lenf düğümlerine yönelik cerrahi girişimler.
- Lenf düğümü bölgelerine uygulanan radyoterapi.
- Tekrarlayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları.
- Ağır travmalar, geniş yanıklar ve iyileşmesi uzayan yaralar.
- Aşırı kilo. Vücut ağırlığındaki artış lenf akışını güçleştirir ve mevcut şişliği belirginleştirir.
- Uzun süreli hareketsizlik ve bacakların sarkık konumda kalması.
- Doğuştan gelen lenf damarı ve düğümü gelişim bozuklukları.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Lenfödemde erken dönem değerlendirme, tablonun ilerlemesini yavaşlatmak açısından belirleyicidir. Şu durumlarda vakit kaybetmeden başvurulmalıdır:
- Kol ya da bacakta yeni başlayan, birkaç günden uzun süren şişlik varsa.
- Kanser cerrahisi ya da radyoterapi öyküsü olan kişide ilgili uzuvda ağırlık hissi ya da çevre artışı başladıysa.
- Şişlik olan bölgede kızarıklık, ısı artışı, ağrı ya da ateş varsa. Bu durum ertelenmemesi gereken bir enfeksiyon uyarısıdır.
- Ciltte açık yara, çatlak ya da sızıntı gelişmişse.
- Var olan şişlik kısa sürede hızla artmışsa.
- Kompresyon giysisi kullanılmasına karşın şişlik kontrol altında tutulamıyorsa.
Tanı Nasıl Konulur?
Tanının temeli ayrıntılı öykü ve fizik muayenedir. Geçirilmiş ameliyatlar, alınan lenf düğümü sayısı, radyoterapi öyküsü, şişliğin başlangıç zamanı ve seyri sorgulanır. Muayenede iki uzuv belirli noktalardan mezura ile ölçülerek çevre farkı belgelenir, cilt kalınlığı ve sertliği değerlendirilir, parmak baskısıyla çukurlaşma olup olmadığına bakılır. Ayak ya da el sırtındaki cilt kıvrımının kaldırılamaması gibi klinik bulgular tabloyu destekler.
Ayırıcı tanıda kalp, böbrek ve karaciğer kaynaklı ödemler, damar yetmezliği ve derin ven trombozu gibi durumlar mutlaka dışlanır. Bu amaçla kan tetkikleri ve damar Doppler ultrasonografisi istenebilir. Lenf akışının haritalanması gereken seçili hastalarda lenfosintigrafi kullanılır. Sıvı dağılımını izlemek için biyoempedans ölçümü ve uzuv hacmini takip etmek için hacim ölçüm yöntemleri de tedavi yanıtını izlemede yardımcı olur.
Tedavi ve Rehabilitasyon Yaklaşımı
Lenfödem tedavisinin hedefi uzuv hacmini azaltmak, dokudaki sertleşmeyi geriletmek, enfeksiyonları önlemek ve kişinin işlevselliğini korumaktır. Bu hedeflere ulaşmak için kullanılan bütünsel yaklaşıma kompleks boşaltıcı tedavi denir. Yaklaşım iki aşamalıdır: hacmin azaltıldığı yoğun dönem ve kazanılanın korunduğu idame dönemi. İdame dönemi yaşam boyu süren bir alışkanlık haline gelir, bu nedenle hasta eğitimi tedavinin ayrılmaz parçasıdır.
Manuel lenf drenajı
Eğitimli bir uygulayıcı tarafından, çok hafif basınçla ve belirli bir sırayla yapılan özel bir masaj tekniğidir. Amaç, biriken lenf sıvısını çalışan lenf yollarına ve sağlam bölgelere yönlendirmektir. Klasik masajdan farklıdır, derin ve sert uygulama lenf yapılarına zarar verebileceği için tercih edilmez.
Çok katlı bandajlama
Drenaj sonrası uzuv, özel az esneyen bandajlarla katmanlı biçimde sarılır. Bandaj, kas çalışması sırasında dokuya karşı basınç oluşturarak sıvının geri birikmesini engeller. Yoğun dönemin en belirleyici bileşenlerinden biridir.
Kompresyon giysileri
Hacim azaldıktan sonra kazanılanı korumak için kişiye uygun ölçüde kol kılıfı, eldiven ya da varis çorabı kullanılır. Giysinin doğru basınç sınıfında ve doğru ölçüde olması önemlidir. Zamanla esnekliğini yitirdiği için belirli aralıklarla yenilenmesi gerekir. Uzun uçuş, sıcak hava ve yoğun fiziksel aktivite dönemlerinde kullanımın önemi artar.
Egzersiz ve hareket
Kas pompasının çalışması lenf akışını destekler. Kompresyon altında yapılan, kademeli olarak artırılan egzersizler önerilir. Derin solunum çalışmaları, eklem hareket açıklığı egzersizleri, yürüyüş ve kontrollü direnç çalışmaları programın parçasıdır. Ani ve aşırı zorlanmalardan kaçınmak, yükü kademeli artırmak temel kuraldır. Kilo yönetimi de tedavi başarısını doğrudan etkiler.
Cilt bakımı ve enfeksiyondan korunma
Lenfödemli bölgede bağışıklık savunması zayıflar ve küçük bir çizik dahi ciddi bir cilt enfeksiyonuna zemin hazırlayabilir. Cildin günlük olarak nemlendirilmesi, tırnak kesiminde dikkat, böcek ısırıklarına karşı koruma, etkilenen kola iğne ve tansiyon ölçümü uygulamalarından mümkün olduğunca kaçınılması, çok sıcak duş ve saunadan uzak durulması önerilir. Bahçe işlerinde eldiven kullanmak gibi basit önlemler uzun vadede belirgin fark yaratır.
Sık Sorulan Sorular
Lenfödem tamamen ortadan kaldırılabilir mi?
Lenfödem kronik bir durumdur ve düzenli takip gerektirir. Ancak uygun tedavi ve günlük yönetimle şişlik belirgin biçimde azaltılabilir, uzuv işlevi korunabilir ve enfeksiyon riski düşürülebilir. Tedavinin başarısı büyük ölçüde kompresyon ve egzersiz alışkanlığının sürdürülmesine bağlıdır.
Meme kanseri ameliyatından yıllar sonra kolumda şişlik başladı, ilişkili olabilir mi?
Evet. Koltuk altı lenf düğümlerinin alındığı ya da bölgeye radyoterapi uygulandığı kişilerde lenfödem aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle yeni başlayan kol şişliği mutlaka değerlendirilmelidir.
Kompresyon giysisini her gün kullanmak zorunda mıyım?
Kullanım süresi ve sıklığı hastanın evresine ve günlük aktivitesine göre hekim tarafından belirlenir. Genel eğilim, gündüz boyunca kullanmak ve gece bandaj ya da özel gece giysisi seçeneklerini duruma göre planlamaktır.
Egzersiz yaparsam şişlik artar mı?
Kademeli olarak artırılan ve kompresyon eşliğinde yapılan egzersiz lenf akışına yardımcı olur. Şişliği artıran, hazırlıksız ve ani yüklenmelerdir. Program fizyoterapist eşliğinde kişiye göre düzenlendiğinde egzersiz tedavinin destekleyici bir parçasıdır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için hekiminize başvurunuz.