
Bazı ağrılar bir zorlanmayı, bir yaralanmayı ya da iltihabı anlatır. Nöropatik ağrı ise farklı bir gruptadır. Burada sorun ağrıyı hisseden bölgede değil, o bölgeden bilgi taşıyan sinir yollarında ya da bu bilgiyi işleyen merkezlerdedir. Hastalar bu ağrıyı sıklıkla alışılmış tanımların dışında ifade eder. Elektrik çarpması, yanma, iğne batması, karıncalanma ve donma gibi ifadeler nöropatik ağrıyı düşündüren en tipik anlatımlardır.
Nöropatik Ağrı Nedir?
Nöropatik ağrı, duyu sinirlerinin, sinir köklerinin, omuriliğin veya beyindeki duyu yollarının hasarlanması ya da işlevinin bozulması sonucu ortaya çıkan ağrıdır. Normal koşullarda sinirler dokudan gelen uyarıyı taşır. Nöropatik ağrıda ise sinir sisteminin kendisi uyarı üretir hale gelir. Bu nedenle dışarıdan bakıldığında ağrıyan bölgede belirgin bir hasar görülmese de kişi şiddetli ağrı yaşayabilir.
Bu tabloda iki karakteristik durum sık görülür. Birincisi, normalde ağrı yapmayacak hafif bir dokunuşun ağrılı algılanmasıdır. Örneğin çarşafın değmesi ya da rüzgarın teması ağrı yaratabilir. İkincisi, hafif bir ağrılı uyaranın beklenenden çok daha şiddetli hissedilmesidir. Bu bulgular nöropatik ağrının tanınmasında yol gösterir.
Belirtileri Nelerdir?
Nöropatik ağrı genellikle belirli bir sinirin veya sinir kökünün dağılım alanına uyar. Şikayetler gün içinde dalgalanabilir, geceleri ve dinlenme sırasında artabilir.
- Yanma, kavrulma ya da sıcak su dökülmüş gibi bir his
- Elektrik çarpması veya şimşek gibi geçen ani, kısa süreli ağrı saplanmaları
- İğnelenme, karıncalanma, böcek yürüyor hissi
- Uyuşma ve buna eşlik eden his azalması
- Hafif dokunuşun ağrılı algılanması, giysi veya yatak örtüsüne dayanamama
- Soğuk veya sıcak temasına aşırı duyarlılık
- Bölgede gerginlik, sıkışma veya bant takılmış gibi baskı hissi
- Uyku bölünmesi, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve düşük ruh hali
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Nöropatik ağrı tek bir hastalığın sonucu değildir. Sinir dokusunu etkileyen çok farklı süreç bu tabloya yol açabilir. Sık görülen nedenler arasında şeker hastalığına bağlı sinir tutulumu, bel ve boyun bölgesindeki sinir kökü basıları, zona sonrası gelişen kalıcı ağrı, tuzak nöropatiler olarak bilinen el bileği ve dirsek düzeyindeki sinir sıkışmaları, travma ve ameliyat sonrası sinir yaralanmaları, omurilik yaralanmaları, çoklu skleroz ve inme sonrası ortaya çıkan merkezi ağrı tabloları yer alır.
Bunlara ek olarak bazı kemoterapi ilaçlarının sinir üzerindeki etkileri, uzun süreli ve yoğun alkol kullanımı, B grubu vitamin eksiklikleri, tiroid işlev bozuklukları, böbrek yetmezliği, bazı enfeksiyonlar ve kalıtsal sinir hastalıkları da neden olabilir. Şeker hastalığının kan şekeri kontrolünün yetersiz olması, ileri yaş, sigara kullanımı, fazla kilo ve hareketsizlik riski artıran etkenler arasındadır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Yanma ve uyuşma tarzındaki şikayetlerin bir kısmı geçicidir. Ancak aşağıdaki bulgular vakit kaybetmeden değerlendirme gerektirir:
- Kolda veya bacakta ilerleyici güç kaybı, ayağın veya elin kaldırılamaması
- İdrar ve gaita kontrolünün kaybı, makat çevresinde uyuşma
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Ateşle birlikte seyreden ağrı
- Dinlenmekle geçmeyen, uykudan uyandıran gece ağrısı
- Şikayetlerin günler içinde hızla yayılması, iki taraflı hale gelmesi
- Konuşma, yüzde asimetri, çift görme, denge kaybı gibi ek nörolojik belirtiler
- Ayakta iyileşmeyen yara, renk değişikliği veya his kaybının olduğu bölgede fark edilmeyen yaralanmalar
Tanı Nasıl Konulur?
Nöropatik ağrının tanısı büyük ölçüde öykü ve fizik muayene ile konur. Ağrının niteliğini tanımlamak belirleyicidir. Yanma, elektriklenme ve saplanma gibi ifadelerin varlığı, şikayetin bir sinir dağılımına uyması, hafif dokunuşla ağrı ortaya çıkması yönlendirici bulgulardır. Şikayetin ne zaman başladığı, hangi hastalıkların eşlik ettiği, kullanılan ilaçlar, geçirilmiş ameliyat ve travmalar sorgulanır.
Fizik muayenede duyu muayenesi ayrıntılı yapılır. Dokunma, iğne ucu, sıcak ve soğuk ile titreşim duyusu ayrı ayrı değerlendirilir. Kas gücü, refleksler, kas kütlesindeki azalma, cilt ve tırnak değişiklikleri, nabızlar incelenir. Nöropatik ağrıyı taramaya yardımcı olan soru formları da klinik değerlendirmeye destek olarak kullanılabilir.
Görüntüleme, altta yatan yapısal bir nedeni araştırmak için istenir. Sinir kökü basısı düşünüldüğünde manyetik rezonans görüntüleme öne çıkar. Merkezi bir neden düşünüldüğünde beyin ve omurilik görüntülemesi gerekebilir. Kan tetkikleri ile kan şekeri düzeyi, vitamin B12, tiroid işlevleri, böbrek ve karaciğer değerleri ile iltihap göstergeleri araştırılır.
Elektromiyografi ve sinir iletim çalışmaları, yani EMG, bu tabloda önemli bir yer tutar. Sinir hasarının varlığını, yerini, hangi tip sinir liflerini etkilediğini ve süresini gösterebilir. Sinir kökü basısı ile daha uç düzeydeki bir sinir sıkışmasının ayrımında değerlidir. Bununla birlikte EMG kalın sinir liflerini değerlendirir. İnce liflerin etkilendiği tablolarda sonuç normal çıkabilir, bu durum nöropatik ağrının olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle EMG tek başına değil, klinik bulgularla birlikte yorumlanır.
Tedavi Yöntemleri
Nöropatik ağrıda hedef, altta yatan nedeni tedavi etmek, ağrı şiddetini azaltmak, uykuyu düzeltmek ve kişinin günlük işlevini geri kazandırmaktır. Tedavi genellikle birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasıyla planlanır ve yanıt kişiden kişiye değişir.
Yaşam düzenlemeleri ve ergonomi
Şeker hastalığı varsa kan şekeri kontrolünün iyileştirilmesi, vitamin eksikliklerinin giderilmesi, sigara ve alkolün bırakılması, kilo yönetimi ve düzenli uyku ilk basamakta yer alır. Sinir sıkışmasının rol oynadığı durumlarda zorlayıcı pozisyonların düzenlenmesi önemlidir. El bileğinin uzun süre bükük tutulmasından kaçınmak, dirseği sert yüzeye dayamamak, çalışma masasını ve klavye yüksekliğini uygun hale getirmek, dar ve sıkan ayakkabıdan kaçınmak, duyusu azalmış bölgeleri sıcak ve soğuk temasına karşı korumak yararlıdır. Hekim tarafından uygun görüldüğünde belirli ilaç grupları ve lokal etkili uygulamalar tedaviye eklenebilir.
Fizik tedavi uygulamaları
Sinir üzerindeki mekanik yükü azaltmaya yönelik uygulamalar, transkutan elektriksel sinir uyarımı, ılımlı sıcak ve soğuk uygulamalar, duyu yeniden eğitimi çalışmaları ve masaj teknikleri kullanılabilir. Duyusu azalmış bölgelerde yanık ve doku hasarı riski nedeniyle sıcaklık uygulamaları dikkatle ayarlanır. Splint ve gece ateli, tuzak nöropatilerde sinirin dinlenmesine yardımcı olabilir.
Girişimsel uygulamalar
İlaç ve fizik tedaviye yeterli yanıt alınamayan, ağrısı belirgin işlev kaybına yol açan hastalarda girişimsel seçenekler değerlendirilebilir. Ultrason eşliğinde yapılan sinir çevresi enjeksiyonları, iğnenin hedefe daha kontrollü ulaşmasını sağlar. Nöral terapi ve tetik nokta uygulamaları ile kuru iğne, eşlik eden kas kaynaklı ağrı bileşeni olan hastalarda tedavi planının bir parçası olarak düşünülebilir. Bu uygulamaların etkisi kişiye göre değişir ve altta yatan nedenin tedavisinin yerini almaz.
Egzersiz ve rehabilitasyon
Düzenli ve ölçülü egzersiz, kas gücünü korumaya, kan dolaşımını desteklemeye, dengeyi geliştirmeye ve ağrı algısını olumlu yönde etkilemeye yardımcı olur. Yürüyüş, bisiklet ve su içi egzersizler çoğu hastada iyi tolere edilir. Denge çalışmaları düşme riskini azaltmak açısından önemlidir. Sinir kaydırma egzersizleri uygun hastalarda hekim veya fizyoterapist gözetiminde uygulanır. Uyku düzeninin iyileştirilmesi, gevşeme teknikleri ve gerektiğinde psikolojik destek programın etkinliğini artırır.
Cerrahi ne zaman gerekir?
Cerrahi, nöropatik ağrının kendisine değil, ona neden olan yapısal soruna yöneliktir. Belirgin ve ilerleyen kas güçsüzlüğü, ciddi duyu kaybı, kanal darlığı veya sinir kökü basısının yeterli konservatif tedaviye yanıt vermemesi, ileri düzeyde seyreden tuzak nöropatiler cerrahi değerlendirme gerektirebilir. Uzun süredir devam eden sinir hasarında ameliyat sonrası iyileşmenin kademeli olabileceği ve şikayetlerin bir bölümünün sürebileceği hastaya baştan anlatılır.
Sık Sorulan Sorular
Nöropatik ağrı normal ağrı kesicilerle geçer mi?
Yaygın kullanılan ağrı kesiciler bu ağrı tipinde sıklıkla yeterli olmaz, çünkü mekanizma farklıdır. Tedavide sinir sisteminin uyarılabilirliğini düzenleyen ilaç grupları öne çıkar ve seçimi hekim yapar.
Uyuşma ile nöropatik ağrı aynı şey mi?
Aynı değildir ancak sıklıkla birlikte görülür. Uyuşma duyunun azalmasını, nöropatik ağrı ise sinir kaynaklı ağrılı algıyı tanımlar. İkisinin bir arada olması sinir tutulumunu güçlü biçimde düşündürür.
Şikayetlerim gece neden artıyor?
Gündüz dikkati başka yerde olan kişi, hareket azaldığında ve çevresel uyaranlar geri çekildiğinde ağrıyı daha yoğun algılar. Ayrıca bazı sinir sıkışmalarında uyku sırasındaki pozisyon şikayeti artırır.
Şeker hastalığım var, şikayetlerim gerileyebilir mi?
Kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesi, mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmaya ve bazı hastalarda şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir. Sonuçlar hastanın hasar düzeyine ve süresine göre değişir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için hekiminize başvurunuz.